Ana içeriğe atla

Cadılar Bayramı Hazırlıkları - 2

31 Ekim'de kutlanacak Haloween için hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor! Kentin dört bir yanını bal kabakları, cadılar, korkuluklar sarmış durumda. Bir önceki gönderinin biraz zayıf kaldığını düşünerek fotoğraf makinemi aldım, yeniden düştüm yollara.. 


Bu işin en zor yönü, insanların evlerini ya da bahçelerini fotoğraflamak elbette.. Gezerken gördüğüm kimi süslemeleri maalesef görüntüleyemedim, zira ya önünde çocuklar oynuyordu, ya ev sahibi sevimsiz bir suratla beni süzüyordu ya da fotoğrafın anlamlı olabilmesi için evin bahçesine fazlaca girmem gerekiyordu..

İşlerinizi iki dakika erteleyin, sıkıntılı gündemi kısacık bir süre için de olsa çıkartın aklınızdan... Toronto'nun cadıları sizi bekliyor.
























Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kanada Mühendisi'nin Yüzüğü

Mühendislik Yüzüğü  Kanada üniversitelerinin herhangi bir mühendislik dalından mezun olan öğrencilerin, özel bir seremoni eşliğinde taktıkları yüzüktür. Paslanmaz çelikten veya incelikle işlenmiş demirden yapılmış olan bu yüzükler; kalem tutan, imza attığınız, dominant elinizin serçe parmağına takılır ki, bir proje imzalarken, bir dizayn yaparken yüzeye ilk yüzük temas etsin ve çıkarttığı t ını  ile size hata yapma olasılığınızı ve mühendislik etikleri üstüne ettiğiniz yemininizi tekrar tekrar hatırlatsın.

İstanbullu Bir Turistin Gözünden Ottawa - 2

17 Haziran Cuma: Chateau Laurier diye oldukça büyük bir otelin arkasında bulunan Majors Hill park mükemmel bir yer, öğlen yemeğini yine Bottega'dan alıp bu parka yürüdük.  Çimenlerin üzerinde bir ağaç gölgesine oturduk. Parkta hula hup çevirenler, frizbee oynayanlar çocuklarını çimenlere salıp onlarla beraber yuvarlananlar, kitap okuyanlar, yanlarında getirdikleri darbuka benzeri (djembe) enstrümanları çalanlar hepsi burada. Mutluluk tepesi olmuş burası.  Karşımızda Parlamento binasının arka cephesi görünüyor ve biraz aşağı doğru bakarsak Ottawa Nehri ve karşı kıyı Quebec eyaletinin Gatineau şehri.

Hey Gidi Ece Temelkuran!

“İçinde deniz olmayan bir şehirde yaşayamam. Çünkü yüzümü denize döndüğüm zaman herkesi arkamda bırakmış olurum ve işte bu sayede, gerçek anlamda kendimle baş başa kalabilirim.” Bir belgesel için İstanbul Boğazı'ndaki bir çay bahçesinde söyleşirken böyle demişti bana Ece Temelkuran. İngiliz Körfezi, Vancouver, 2022 Bu şehirde deniz yok ama büyüleyici Ottawa Nehri, ya da Algonquin dilindeki ismiyle, Kitchissippi var. Bu akşam ben yüzümü işte o nehre dönüp herkesi ve her şeyi unutacak, kendi ellerimden tutacaktım. Güneş Kitchissippi üzerinde alçalmıştı ve Temelkuran’ın sözleri hafızamda yankılanıyordu. Birden, en beklenmedik anda, sarhoş edici güzellikte bir müzik başladı. Notalar gelip dört yanımı sarıverdiler. Havada, suyun üzerinde, ağaçların dallarından sarkar biçimde ve de yüzmekte olan kazların gözlerindeydiler. Şurası açıktı ki, arkamda bırakmaya niyetlendiğim insanlar bir araya gelmiş ve beni kararımdan caydırmak için el birliği yapmışlardı. “Acilen bir şeyler düşünmeliyiz”, ...

Avustralya'da Peri Penguenleri Kazandı!

Türkiye’nin en köklü çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul’un 10. senesi onuruna Londra’da  gerçekleştirdiğimiz davet sonrası, İstanbul’a dönmek üzere yola koyulduk. Haziran ayı malum uçaklar peş peşe havalanıyor, rötarlar,uçak içinde beklemeler. E biz de bu yoğunluktan nasibimizi aldık tabi. Türk Hava Yolları’nın İstanbul uçağının içinde, kemerler takılı, bir saatten fazla uslu uslu kalkışı  bekledikten sonra nihayet o büyük an geldi ve havalandık. Bir de tabi havada geçecek olan saatler var. Malum yol 3 saat 15 dakika. Her zaman yaptığım gibi, ortasında uyusam da üzülmeyeceğim bir film  açtım ve yarı uyur yarı izler filmi bitirdim. Sonra da umutsuzca biz yolculara sunulan ıvır zıvırlar  arasında dolaşmaya başladım. Elimde kumanda, oraya gir buradan çık, o açıldı, bu açılmadı derken,  kendimi Avustralya’yı konu alan bir belgeseli izlerken buldum. Dakikalar içinde belgesel git gide daha da ilginç bir hal almaya başladı. Avrupa’ya senede en az 10 ...