Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kanada etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

1 Çorapla 3 Kuş

Dün yağmur hiç durmadı desem yeridir. Hava aşağı yukarı 2 derece falan. Toronto’da sular seller gibi yağmurlar gördüm ama onlar da 1, taş çatlasa 2 saat, hadi taş moleküllerine ayrıldı 3 saat sürdüler. Dün sanki çiseliyordan bir tık ayar fazla yağıyordu gibi, ama hiç durmadı be kardeşim!

Kanada Mühendisi'nin Yüzüğü

Mühendislik Yüzüğü  Kanada üniversitelerinin herhangi bir mühendislik dalından mezun olan öğrencilerin, özel bir seremoni eşliğinde taktıkları yüzüktür. Paslanmaz çelikten veya incelikle işlenmiş demirden yapılmış olan bu yüzükler; kalem tutan, imza attığınız, dominant elinizin serçe parmağına takılır ki, bir proje imzalarken, bir dizayn yaparken yüzeye ilk yüzük temas etsin ve çıkarttığı t ını  ile size hata yapma olasılığınızı ve mühendislik etikleri üstüne ettiğiniz yemininizi tekrar tekrar hatırlatsın.

Aç Kapıyı Melek, Ben Geldim

Mart ayında bir gün, bir Cuma günü. Saat öğleden sonra 4:30. Sabah hava sıcaklığı eksi otuz santigrat derece idi, şimdi ısındı biraz, yalnızca eksi on. Ah Ottawa, söyle yetmedi mi artık bu kış? İşten koşar adım çıkıyorum. Melek otoparkta beni bekliyor. Önce camları kaplamış olan buzu elimdeki uzun saplı plastik spatula ile bir güzel kazıyorum. Eğer dünyanın bu köşesinde yaşamayı hayal ediyorsa oralarda birileri, işte bu gerçeği de hayallerinin bir köşesine dahil etmeli. Zira spatulayla buz kazımak yemek yemek, su içmek gibi hayatın doğal bir parçası buralarda. Araçların camlarına yapışan kar taneleri buzlaşıyor, kaskatı kesiliyor. İşin yoksa her allahın günü kazı babam kazı.

İstanbullu Bir Turistin Gözünden Ottawa - 2

17 Haziran Cuma: Chateau Laurier diye oldukça büyük bir otelin arkasında bulunan Majors Hill park mükemmel bir yer, öğlen yemeğini yine Bottega'dan alıp bu parka yürüdük.  Çimenlerin üzerinde bir ağaç gölgesine oturduk. Parkta hula hup çevirenler, frizbee oynayanlar çocuklarını çimenlere salıp onlarla beraber yuvarlananlar, kitap okuyanlar, yanlarında getirdikleri darbuka benzeri (djembe) enstrümanları çalanlar hepsi burada. Mutluluk tepesi olmuş burası.  Karşımızda Parlamento binasının arka cephesi görünüyor ve biraz aşağı doğru bakarsak Ottawa Nehri ve karşı kıyı Quebec eyaletinin Gatineau şehri.

İstanbullu Bir Turistin Gözünden Ottawa - 1

Selam, ben Emre, Ottawa'da hızlı geçen birinci haftamın sonunda gözlemlerimi bu yaz ı  ile hızlıca paylaştım,  sürç-i lisan ettiysem affola.  14 Haziran Salı:  Aktarmalı uzun bir yolculuk sonrası başkent  Ottawa'n ın ( İstanbul Atatürk Havalimanı ile karşılaştırıldığında)  k üçük  uluslararası "Ottawa MacDonald–Cartier" h avaalanına  indim, d ı ş ar ı  çıkar çıkmaz fırın sıcağı gibi bir hava ile karşılandım. Alandan  şehir merkezindeki eve giden yol bol yeşillikli ve sanki  tüm şehrin bir bahçıvanı varmış gibi yemyeşil, düzenli ve temiz göründü. Jetlag halinde arkadaşların güneş vuran salonlarında kedi gibi kıvrılıp uyudum ve dinlendim. 15 Haziran Çarşamba:   Şehir merkezinde kalıyorum. Öncelikle, başkentin göbeğinde bulunan, "Parliament Hill" olarak bilinen tepecik üstünde, Rideau Nehrine nazır gotic mimariye sahip "parlamento" yani meclis binasını gezmek için şehir merkezinden yürüyerek geçtim. Yol bo...

Görkemli Buz Yolu Gezisi

Zamanda yolculuk yapabilece ğ iniz en keyifli rotalardan biri Unesco Dünya Doğal Kültür Miras Listesi'nde bulunan Kanada Rocky Dağları'na giden yol  ü zerinde, Jasper ve Banff ulusal parklarını birbirine bağlayan ve Alberta eyaletinin 93 nolu otabanı olarak da bilinen "The Icefields Parkway" rotası.

Manaus - Brezilya

Amazon'un gizemli yağmur ormanlarında bir serüven yaşamak için, önce 'Amazonas'a uçmak gerekiyordu. Amazon havzasında yer alan ve karadan gitme imkanı olmayıp, sadece su ve hava yoluyla ulaşılan ormanın kalbindeki 'Manaus' şehrine, Air Canada bağlantılı TAM Airlines (Brezilya HavaYolları) ile uçtuk. Amazonas eyaletinin başkenti olan 'Manaus'a, Kanada ­Montreal'den hareketle, ABD­ Miami aktarmalı 17 saatte vardık. 5,5 milyon km2'lik bir alana yayılmış olan Amazon ormanlarında  yaşayacağımız maceranın başlangıç noktasi olarak bir liman kenti olan Manaus`a vardik.   Bir gün önce Kanada'da, ­eksi 30 santigrat dereceye dayanıklı montlarla dolaşırken, şimdi pantolon yerine şort giyinme telaşına düşmüştük... Manaus'ta 'Manauara' adında saat 23:30'a dek açık kalan, büyük bir AVM`den yanımızda getiremediğimiz yağmur botları, bıçak, olta, yağmurluk gibi bir çok ihtiyacımızı buradan karşıladık. Kentin ana caddesi ola...

Hayat Ne Tuhaf, Uzaklar Falan

“Çok bilen çok yalınır” / Sevan Nişanyan Ama   ne kıştı! Rüzgar etkisiyle hissedilen sıcaklık -40 santigrat dereceye kadar düştü. Yıllardır dünyanın bu yöresini ev bellemiş pek çokları dahi şaştı bu duruma. Bu şehrin Güney Kutbu'ndan ve hatta Mars yüzeyinden daha soğuk olduğu esprileri yapıldı, gazetelere manşet oldu. Hoş, dostlar arasında geçirilen en soğuk günler bile, bir zaman sonra geriye dönüp bakıldığında sıcacık anılar olarak belirebiliyor insan belleğinde.  - Her yıl, yaz gelince böyle cıvıl cıvıl oluyor dört bir taraf. Sonra koca yazı devirince, yeniden kışa girerken derin bir umutsuzluk kaplamıyor mu insanın içini? Hani, sanki Turgut Uyar Ottawa kışını düşünerek yazmış dizelerini: “Eylül toparlandı gitti işte / Ekim falan da gider bu gidişle”.  - Öyle olmuyor. Kış biter bitmez siliyoruz hafızalarımızdan her şeyi. Sanki ağaçlar hep yeşilmiş, şu dereler hiç donmazmış, hep böyle usul usul akarmış sular gibi geliyor insana. Unutuyoruz s...

Ottawa'da Devrim Şarkıları

1 Mayıs 2014, Perşembe. Saat akşam 6 suları. Dışarıda hafif hafif çiseleyen yağmura ve beni yatıp uyumaya zorlayan yorgunluğa rağmen çıkıyorum sokağa. Daha erken çıkmalıydım. Geç kalacağım.

Çam Ağaçları, Sincaplar, Kar ve Ben

Saat öğleden sonra iki. Camdan dışarı bakıyorum. Kar yağmıyor, rüzgar da yok. Bembeyaz her yer. Dışarı çıkmak ve bir süre öylece durmak istiyorum. Hiçbir şey yapmadan, sadece öylece durmak. Ne güzel şey! Yumuşacık bir hava, başları göğe değen upuzun çam ağaçları, göz alabildiğine uzayıp giden bembeyazlık ve donmuş Rideau Nehri paylaşacak bu anı benimle.

Kensington Market

Toronto'ya gelmeden önce, internette okuduğum hemen tüm gezi yazılarında "Kensington Market" ismini gördüğümü anımsıyorum. İsmi, Toronto'ya gezmeye gelenlerin muhakkak görmesi gereken yerler arasında geçen Kensington Market ile ilk kez karşılaşmam şans eseri oldu. Bir ara gidip uzun uzadıya gezmeyi, fotoğraflarını çekmeyi planlıyordum ancak o hiç ummadığım bir anda, China Town'da gezerken çıktı karşıma. İkisinin bu kadar yakın olduğunu bilsem, kesinlikle daha hazırlıklı çıkardım yola!

Toronto İzlenimleri

Gerekli işlemleri yaptıktan ve ülkeye birer göçmen olarak girişimizi onayladıktan sonra yüzüne kocaman bir gülümseme yerleştirdi göçmenlik memuru. Bize döndü ve “Welcome to Canada” dedi. Saatler süren yıpratıcı bir yolculuğun ve kapıdan çıkınca karşılaşacağımız belirsizliğin ağırlığı bir an için de olsa kalkıverdi omuzlarımızdan. Gelmiştik işte. Bizi gülümseyerek karşılayan yeni bir ülkemiz vardı artık!

Gananoque: İki Nehir Üzerinde

İstanbul’daki evimde oturmuş yazın Kanada’ya yapacağım geziyi planlıyorum. Takvim 2009 baharını gösteriyor ki, bu da öykünün en can alıcı yeri.