Ana içeriğe atla

Tanımayanlar İçin Frida Kahlo

Aldım fotoğraf makinemi elime ve kente gelen Chagall sergisini gezmek için düştüm yollara... Ancak giriş ücreti cebime fazla gelince kendimi downtown Toronto'nun ıssız ara sokaklarına vurmaya ve sanat açlığımı daha ucuz bir şekilde gidermeye karar verdim... 

Frida da öyle yapmıştı. Köşe başında karşılaştık!



















Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güneş, Okyanus, Rom ve Esmer Tenli Küba Notlarım

Küba gezisi sırasında bir kenara not aldığım t üm  bilgileri, iş, gezi ve aşk üçgeni i ç inde zaman bunalımından dolaylı bir yazıya dönüştüremedim. Bu bilgilerin s af halini birilerine faydası dokunur düşüncesi ile ancak gezi notları şeklinde paylaşabiliyorum. Beş yıl ara ile i ki kere Küba görmüş birinden çıkan bu notlar umarım Küba tatili yapacaklara yardımcı olur. Güneşi tenimi yakar,  kumsalı ruhumu: Havana notları

Kanada Mühendisi'nin Yüzüğü

Mühendislik Yüzüğü  Kanada üniversitelerinin herhangi bir mühendislik dalından mezun olan öğrencilerin, özel bir seremoni eşliğinde taktıkları yüzüktür. Paslanmaz çelikten veya incelikle işlenmiş demirden yapılmış olan bu yüzükler; kalem tutan, imza attığınız, dominant elinizin serçe parmağına takılır ki, bir proje imzalarken, bir dizayn yaparken yüzeye ilk yüzük temas etsin ve çıkarttığı t ını  ile size hata yapma olasılığınızı ve mühendislik etikleri üstüne ettiğiniz yemininizi tekrar tekrar hatırlatsın.

İstikamet Brezilya

Sevgilim N. ile tanıştığımız ilk aylarda; saatlerce hiç sıkılmadan 'National Geographic' belgeselleri izleyip, Amazon yağmur ormanlarında kamp yapmanın, yüzlerce vahşi hayvanla iç içe kalmanın hayalini kurardık... Yıllar yılları kovaladı, biz belgeselleri izlemeye devam ettik; Amazonlar da art ık  bizim gibi doğa kanunlarına inanan bir çift için  kutsal bir mabet halini aldı. Üniversite eğitimleri bitti, yeteri kadar çalıştık, ailelerimizin de desteğiyle, küçük çaplı bir Brezilya çıkartmasına vakit ve nakit ayırabilecek duruma anca gelebildik. Öyleyse, ver elini Brezilya... Santa Terasa`dan manzara, Rio - S.Gun 2014

Dispanserin Bahçesinden Işıltılı Caddelere

Lise çağımdaydım. Evim Balıkesir’deydi. Ailem, arkadaşlarım, tüm yaşantım orada, o küçük ve sevimli şehrin içindeydi. Sevimli olmasına sevimliydi ama, tüm diğer taşra kentleri gibi Balıkesir de insana dört duvar arasında kalmış hissi veren, sınırlı, kapalı bir yerdi. Sanki hayatın bir fragmanını yaşıyorduk orada, gerçeği kentin duvarlarının ötesinde; İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’deydi. Gürül gürül akıyordu da hayat, biz orada öylece duruyor gibiydik, sanki. Her ayın başında, Şan Sineması’nın hemen karşısındaki gazete bayisine büyük bir heyecan içinde koşmamız bu yüzdendi. Tüm dünya, geçmişin ve geleceğin toplamı hatta, sanki yoğunlaşıp tek bir kara deliğe çökmüş ve o da koca evrende gelip bu büfenin önündeki “Yaysat” sepetine düşmüştü. Sinema, Atlas ve Gezi dergilerinin yeni sayıları gelmişse onları hemen raftan kapar, eğip bükmeden, üzerlerindeki naylona dahi zarar vermeden çantalarımıza atar ve evlerimizin, Underground Cafe’nin, yahut bahçesinde saatlerce oturduğumuz hüküm...